Op.Dr. Süreyya Şeneldir

Süreyya Şeneldir


Sizden Gelenler


Elçin

2012 yılında sömestre tatilinde nefes almakta zorlandığım için ameliyat olmayı düşünüyordum. Ama ameliyatımın nerde, kimin tarafından yapılacağını bilmiyordum. 2 tane doktora gitmiştim. İkisinden birini seçecektim. Sonra bir doktor tanıdğım b*** Süreyya Şeneldir’i önerdi. Öncelikle internetten araştırdım.

Kendisinin başarı öyküsünden çok etkilendim. Ama hala kararımı vermemiştim. Bir gün muayene randevusu alıp ofisine gittim.


Dr. Süreyya Şeneldir’i çalıştığım hastaneden tanıyordum. Süreyya Bey’in yaptığı ameliyatlara birebir şahit oldum. Burun estetiği, oldum olası dikkatimi çeken bir konu olduğu için hastanemizdeki operasyonları takip ediyordum. Geçen sene yakın bir arkadaşım Dr. Süreyya Şeneldir’e burun estetiği ameliyatı oldu.

Ameliyatın tüm süreçlerini gözlemledim, adeta arkadaşım ile birlikte yaşadım. Bu çok ciddi bir karar dolayısıyla gördüğüm, bildiğim, tanıdığım bir doktor olsun istiyordum. Süreyya Bey aklıma gelen ilk isimdi. Daha önceki gözlemlerimden de oluşan güven duygusu ile Dr. Süreyya Şeneldir’e başvurmaya karar verdim.

 

Burnumdaki şekil bozuklukları belliydi, burnum biraz kemerliydi ve ucunda düşüklük vardı. Tek istediğim bu bozukluklardan kurtulmaktı, burnumu tamamen değiştirmek istemiyordum. Yüzüme daha uygun, sosyal hayatımı baltalamayacak bir görünüm benim için yeterliydi. Bu yüzden Dr. Süreyya Şeneldir’i tercih ettim. Çünkü operasyon sonrası gördüğüm tüm hastalarının burunları birbirinden farklıydı, tek fabrikadan çıkmış gibi değillerdi. Bu gözlemim karar vermemde büyük etkiye sahiptir.

Kararımı verip Süreyya Bey’in muayenehanesine geldiğimde tedirgindim fakat ameliyat olmak istediğimden emindim. Muayenehanede resimlerim çekildi, burnumun estetik operasyon sonrası muhtemel görüntüsü oluşturuldu. Muayene sonrası artık her şey biraz daha kesinleşmeye başlamıştı. Bu da psikolojime yansıyor, beni depresif bir havaya sokuyordu. Her gün aynaya bakıp “Ne olacak, nasıl bir şeye benzeyecek, ya ikinci ameliyat gerekirse? “ diye düşünüyordum, sokakta yürürken sürekli insanların burunlarını inceliyordum. Bir süre sonra kendimi bu şekilde düşünerek yorduğumu, olumsuz etkilediğimi fark ettim. Kendi kendime “Kötü düşünerek bir yere varamıyorsun, pozitif olmak zorundasın” dedim.

Ameliyattan bir gün önce aynaya bakıp “Uzun zamandır istediğin şeye yarın kavuşacaksın” diyerek kendimi telkin ettim. Ameliyat günü geldiğinde ise tedirginliğime engel olamadım. Hatta “Her an dönebilirsin” diye düşünüyordum.

Ameliyat saatim yaklaşırken damar yolum açıldı, diğer hazırlıklar yapıldı. Adım adım tüm işlemlerin anlatılıyor olması beni çok rahatlatmıştı. İçimi bir güven duygusu kaplamıştı, en azından şaşkın ve telaşlı halim ortadan kalkmıştı.

Ameliyat öncesi Dr. Süreyya Şeneldir’i gördüğümde son kez “Kemer olmasın, burun ucu kalkık olmasın, küçük, yuvarlak kıvrımlı ve estetik olduğu belli olmayan bir burun istiyorum.” dedim.

Süreyya Bey, kendine oldukça güvenen bir tavırla “Nasıl istiyorsan öyle yapacağım” diye cevap verdi. Bu konuşmamızdan sonra güvenle imzamı verdim ve ameliyat başladı.

 

Ameliyatım 3,5 saat sürmüş. Uyandığımda ilk an dinlenme odasında olduğumu fark ettim ve ” Ben nefes alıyorum” diye düşündüm. Bu durum beni şaşırtmıştı çünkü burnumda tamponlar olacak, nefes almakta zorlanacağım sanıyordum. Meğerse o tamponlar delikliymiş 🙂

Sadece 3,5 saat ameliyattan sonra olağan bir durum olarak boğazımda kuruluk hissediyordum.

Ameliyat sonrası ağrı acı hissetmedim. Sadece boğazımda kuruluk vardı ve 3 saat aynı pozisyonda kalmış olması nedeniyle topuklarımın arkası ağrıyordu. Yüzüme dokunmak istiyorum ama dokunmaktan tedirgindim. Vücudumun genelinde bir yorgunluk vardı, bu da ister istemez psikolojime de yansımıştı. Ayrıca anestezinin de etkisi vardı. Hastanede kaldığım gece sürekli hemşire gelip kontrol etti. Ameliyat sonrası ilk gün ağrım, sızım olmadı. Zaten ağrı kesicilerim de damar yolu ile veriliyordu dolayısıyla ilk günü zorlanmadan atlattım.

Ameliyattan sonra gece gündüz buz maskesi yapmam gerekiyordu fakat ben gece yapmadım. Bu nedenle yüzüm olması gerekenden biraz daha fazla şişti. Bunun haricinde ciddi bir fiziksel rahatsızlığım yoktu.

Estetik operasyonlar ile ilgili toplumda genel bir kanı vardır. Çok can yakıcı bir süreç olduğu düşünülür fakat ben aslında böyle olmadığını öğrenmiş oldum.

Ameliyat sonrası ilk hafta kontrol için Süreyya Bey’in muayenehanesine geldim. Tampondan dolayı alerjik reaksiyon oluşabiliyor. Benim de burnum ve gözümde akıntı vardı, bu durum tüm süreç boyunca ben en çok rahatsız eden şeydi, bir gün kadar sürdü.

Evdeyken bir gece çok zor geçti, tıkandığım için uyuyamadım. O geceyi de yüzüme buz kompresi yaparak geçirdim.

Daha sonraki günlerde damlalarımı, yumuşatıcı spreylerimi ve buz kompresi uygulamasını aksatmamaya çalıştım.

Tamponlarım ameliyattan 3 gün sonra çıkartıldı. Tamponların çıkarılması işlemi ile ilgili çok korkutucu yorumlar aldığım için endişeliydim. Fakat bu önyargıların da yersiz olduğunu öğrendim. Tamponların çıkarılması toplamda birkaç saniyelik bir işlem. Süreyya Bey burnumun içerişinden tamponların arasındaki ipi kesip çıkardı. Burnumun içinde tamponların arkasında oluşan pıtlaşma nedeniyle hafif bir sökülme hissettim. Ben acıyacak diye beklerken işlem çoktan bitmişti. Tampon çıktıktan sonra burnumun akması nedeniyle kullandığım sargıları da çıkarttım.

Daha sonraki günlerde alçım çıkartılırken hafif bir acı hissettim. Bu işlemde biraz olsun canımın yanacağını hiç düşünmemiştim. Fakat alçı yaklaşık 10 gündür cildimle bir bütün olmuştu ve çıkartılırken de derimin oynaması biraz canımı yaktı. Alçının tam altındaki kemik daha yeni estetik operasyona maruz kalmıştı ve alçının çıkartılması nedeniyle derimin oynaması kemiğimi de etkiliyordu. Bu da çok kısa süreli bir sızlamadan ibaretti. Süreyya Bey alçıyı çıkarttıktan sonra burnumu temizledi ve dinlendirdi. Alçıdan sonra yaklaşık 2 hafta bandajlı gezdim, iki günde bir muayenehaneye gelip bandajımı yenilettirdim. Süreyya Bey sürekli kemiği, kıkırdağı ve burnun yeni şeklini kontrol etti.

Alçı ve bandaj dönemlerimde yeni bir işe başladım, gündelik hayatıma devam ettim. Alçı ve bandaj kullanmak rahatsızlık veren bir durum değildi. İlk haftadan sonra sadece burnunuzu dış etkenlerden korumanız yeterli oluyor. Bu süreçler çok çabuk geçiyor, insanların gözlerinde çok da büyütmelerine gerek yok.

İlk zamanlar şişliklerim çok fazlaydı, kendi kendime “bu surat toparlanmayacak, çok uzun sürecek” diye düşünmüştüm. Ama çok hızlı toparladı. Çok hızlı şişti, çok morardım ama hemen geçti. Daha iki ay bile olmadı ve ben çok memnunum. “Burnunuz büyük oranda 6 ayda oturacak, tamamen oturması ise 1 seneyi bulacak” denmişti. Ancak benim gelişmelerim çok hızlı oldu ve bu süreçleri çok kolay atlattım diyebilirim.

Muayenehanede bandajlar yenilenirken Süreyya Bey’den aynaya bakmak için izin istemiştim. Süreyya Bey’de burnumun çok yeni olduğunu unutmamam konusunda beni uyararak izin vermişti.

İlk aynaya baktığımda burnumu çok yadırgadım çünkü hala şişkinlik ve morluk vardı. Bu durum sonraki günlerde çok moralimi bozmuştu. Şişlikler indiğinde ve morluklar yok olduğunda pişman olmaktan çok korkuyordum. Ne kadar inanırsanız inanın, ne kadar iyi örnek görmüş olursanız olun “Ya bende iyi olmazsa?” korkusu hep oluyor. Uzun süre bu ruh halinde kalmadım, eski fotoğraflarıma bakıp “Burnumdaki kemer artık yok, şişlikler en fazla ne kadar süre kalabilir ki!” diye düşündüm.

Bir süre sonra şişlikler inmeye ve morluklar yok olmaya başladı. Etrafımdaki bir birinden bağımsız insanlardan gelen olumlu yorumlar, burnumun estetik olduğunu öğrenenlerin şaşkınlığı beni çok mutlu etti. Burnum yerine oturdukça aynaya bakıp “İyi ki yaptırmışım!” demeye başladım. En başta istediğim şeye, doğal ve yüzüme uygun bir buruna kavuşmak harika bir duyguydu.

 

Şimdi de görüyorum ki Süreyya Bey ameliyattan sonra “ Sanıyorum tam istediğin gibi oldu.” dediğinde çok haklıymış.

İki ayda bu kadar iyileşme kaydetmek çok güzel, umarım bu şekilde devam eder. Doğallığından ve şeklinden çok memnunum.

Ameliyat sürecinden her konuşulduğunda ilk sorulan sorudur; “Doktorun kim ve neden o?” Açıkçası doktorumun kim olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilmek çok güzel. Süreyya Bey size hasta olduğunuzu hissettirmiyor bile, yardımcı olmak istediğini açıkça gözlemleyebiliyorsunuz. Canı gönülden söyleyebilirim ki Dr. Süreyya Bey’in hem insanlığına hem de doktorluğuna çok müteşekkirim.