Kusursuz güzelliğin en önemli parçası haline gelen estetik
operasyonların en çok tercih edilenlerinden biri burun estetiği.
Talebin bu kadar fazla olmasının yanı sıra , bu talebe paralel
olarak burun estetiği konusunda da büyük gelişmeler yaşandı. Ve ideal burun
adeta yeniden tanımlandı.
Daha önce ideal burun denildiğinde altın
oranlar uygulanırdı, ancak şimdi bu altın oranlara uygun burunların her zaman
doğal durmadığı görülüyor.
Artık burun estetiğinde, buruna ışık
düştüğünde nerde gölgelenmeler parlaklıklar oluştuğu önem taşıyor ve yeni
konseptte buna dikkat ediliyor.
BURUN ESTETİĞİNDE ARTIK GÖLGELENMELER
VE PARLAKLIK ÖNEMLİ
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor Süreyya
Şeneldir, burun estetiğinde son yıllarda hızlı bir değişim yaşandığını
belirtiyor:
“Burun estetiği (rinoplasti) operasyonları, bu ameliyata
olan ilginin giderek artmasıyla birlikte son dönemlerde büyük gelişmeler
gösterdi. En büyük değişiklikler ise son yıllarda ortaya çıktı. Farklı
tekniklerin gelişmesi ve bunlarda alınan başarılı sonuçlar, rinoplastide yeni
bir dönemin başladığının en güzel göstergeleri sanırım.
Rinoplastide
burnun yeniden oluşturulması, önceki yöntemlerle burnu oluşturan kıkırdaklara
dikiş teknikleri uygulamak yada kıkırdakların bir kısmının çıkarılması sonucunda
kıkırdaklara biçim vermek şeklindeydi.
Bu yöntemler iyileşmeyi takip
eden yıllar içerisinde daha da belirginleşen sorunlarla hastaları hekimlere geri
getirebilmekteydi. Önceden kullanılan bu teknikler burnun üst, orta ve alt
kısımlarında bir uyumsuzluğa yol açarak doğal olmayan, burun ucunun fazlaca
daraldığı, çimdiklenmiş, mandalla sıkılmış ya da asimetrik bir burun ucunun
oluşmasına sebep olabilmekteydi.
Önceden ideal burun şu şekilde
tarifleniyordu; ''yeni oluşturulan burun yüz üzerinde oluşturduğu hatlar ile
öyle bir dengede olmalıdır ki; göz ve yüze ait diğer görünümler içerisinde göze
batmamalıdır hiç bir zaman. Burun ucu doğal görünümlü, simetrik, uygun uzunluk
ve yükseklikte olmalıdır''.
Rinoplastideki son gelişmeler bu altın
standartların da yetersiz kaldığını gösteriyor. Kıkırdaklardaki uzaysal
konfigrasyonun değişitrilmesi bu altın standartlara ilaveten üç boyutlu
görüntünün detaylarının önemini gösteriyor bizlere.
Bu son gelişmeler
burun estetiğinde artık detayları, dolayısıyla da mükemmelliği hedefliyor.
Sadece iki boyutlu görünümdeki güzelliğin yeterli olmadığı, üç boyutlu bakıştaki
ince detayların burna katacağı ayrıntıların hoşluğunu görebilmeyi amaçlıyor
artık cerrahlar...
Rinoplastide artık yeni hedef mantıklı ölçülerde
daralmış bir burun ucuyla birlikte, doğal görünümlü,Altın oranlara sahip
simetrik bir burun elde etmenin yanısıra, kıkırdakların konfigrasyonunun
değişimi sayesinde ışığın burun ucu ve burun sırtı arasında ortaya çıkardığı
GÖLGELENMELER ve PARLAKLIKLARIN burna kattığı mükemmelliği yakalamak
olmalıdır.
Bu yeni bakış açısı cerrahın tecrübesiyle birleşince ortaya
çok daha güzel ve doğal burunlar ortaya çıkmaktadır. Burun kıkırdaklarının
uzaysal konfigrasyon değişikliği, burun ucu ve burun sırtı arasındaki
gölgelenmeleri oluşturarak burna çok daha estetik bir görünüm katmaktadır. Bu
durum düzgün, simetrik, yüze uyumlu, dışardan bakıldığında ameliyat olduğu belli
olmayan, uygun uzunluk ve yükseklikte, kaş ve göz uyumunu iyice belirginleştiren
ve de özellikle ışığın burunda oluşturduğu tatlı gölgelenmelerin yüzde oldukça
hoş bir görüntü meydana getirdiği yeni burunlar ortaya çıkararak bizleri de
hastalarımız kadar mutlu etmektedir artık.
Hastalarımızı en çok
sevindiren doğal ve hoş bir burnun yüzlerine kattığı tatlı ifade mi, yoksa
ışığın burunda oluşturduğu farklı gölgelenmelerin duruşlarına kattığı anlamlar
mı bilemiyoruz ama, bizi en çok sevindiren durum hiç şüphesiz ameliyat sonrası
aynada yeni burunlarını seyrederken onların gülümsemeleri elbette....
NİSAN BÜLTENİ MAYIS BÜLTENİ
|